Pşı / Пщы: [Ady.i.] 1. Ölç. ölçekle ölçme işi. payı, hisseyi belirleme. 2. Adigelerde belirli bir bölgenin ve toplumunun en üst yöneticisi. Bey, prens, kral anlamlarında kullanılsa bile çok daha eski dönemlerde [kral] kelimesine karşılığıdır. Pşı sonradan kazanılan bir unvan değil, soydan gelen bir olgu olarak kabul edilirdi. Adige toplumunda pşılar arasında zaman zaman çekişmeler olsa bile xase (meclis) kültürünün etkin wınaşoleri (meclis kararları) sayesinde sorunlar çözülebilmiştir. Pşı oğullarının yönetim kademesine gelebildiği zamanlarda oğluna (pşıkho) kendi bölgesinden bir kısmını ona tahsis eder ve o bölgeyi yönetirdi. Pşının ünü yaygın ve baskın olduğu zamanlarda oğulun yönettiği yer [pşının oğlunun yeri] anlamına gelen ve pşının adıyla birlikte +khoy adı eklenerek kullanılırdı. Örn. Jan + ı + kho + y(iy) [Jan’ın oğlunun köyü], Yecer + ı + kho +y(iy) [Yecer’in oğlunun köyü] gibi. Yerleşim birimi adını doğrudan şahsın adından alıyorsa -iy –(y)iy [ona ait] anlamına gelen aidiyet ekini getirilerek kullanılır. Örn. Brakhiy, Cırakhiy, İdarey, Mudariy, Haćemıziy vd. Haliyle hiyerarşik örgütlenme biçimi toplumun tamamını kapsamaktaydı. Bu örgütlenme biçimi ailelerde de aynıydı. Böylece kimse sahipsiz, kontrolsüz ve eğitimsiz kalmıyordu. Toplum aileden itibaren Xabze esaslarına bağlı kalarak sosyal bir terbiyeyi almış oluyordu. Kimse aç ve açıkta kalmıyor, dilencisiz ve hapishanesiz bir toplum inşa edilmiş oluyordu. Sarmat, İskit, Hun, Avar, Hazar, Mongol, Tatar, İran, Rum, Rus vd çeşitli toplumların tahrip edici akınlarına hedef olmuş Adige halkı, bunları savabilmiş olsa bile kalıcı sorunlar bıraktığı göz ardı edilemez. Ağırlıklı olarak tarım, hayvancılık ve ticaret sacayağı üzerine kurulu dünyanın, sanayi toplumuna geçildiği 18. yy sonlarında Kafkasya ve Adige (Çerkes) milleti ardı arkası kesilmeyen kuzeyden gelen akınların ve zamanla komşu olup bir türlü üretime geçip komşuluk ilişkisi geliştiremeyen komşu halkların rahatsız edici ve dönüştürülemeyen tutumları nedeniyle sanayi devrimi sürecinin kaçırılmasına neden olmuştur. Bu yıkıcı akımlar toplumsal dokuyu zedelemiş, pşıların topluma hükmetme yetileri yok olmaya yüz tutmuş, sahipsiz kalan ve bir başına kalmayı özgürlükçü hareketler olarak algılayan kitleler öngörü, yönetim kabiliyeti, güç birliği gibi özellikleri geliştiremediği, yeterli insani sayısal ve ekonomik güce sahip olamaması, istihbarat bilgilerden yoksun olan sınırlı kitleler kahramanca savaşmış olsalar bile sonuç alınamamıştır. Kafkasya’nın tamamıyla işgali ile birlikte pşı ve müessesesi 1864 Büyük Çerkes Sürgünü’yle sona ermiştir. Bu konuya tarihi parantez açmış oldum.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir