Tavananna / Тауананна (Tawnanэ/Таунанэ): [Hit.İ.] Ünvan. En büyük kraliçe.
Kelime yapısı itibariyle birleşik bir kelimedir. Taw ve Nanna kelimelerinden oluşur. Taw, sosyolojik olarak en üst noktaya ulaşmayı ifade eder.
Tawananna’yı (Tawnane): Bir kadın adı olmaktan çok bir kraliçe unvanı olarak algılamak çok daha doğru olacaktır. Ayrıca aşık (kemik) oyununda kemiğin üst, düz kısmı ifade eder. Adige Nart destanlarına konu olmuş aşık kemik oyunları dönemin kültürü oluşturan temel yapılarından biriydi. Binlerce yıl çocukların, gençlerin hatta yetişkin insanların hayatını, insan ilişkilerini etkilemiş pç’en (aşık) oyunlarında kullanılan kimi oyunların toplumun karakteristik kişilikleri ilgilendiren ifadelerle etkileşim içerisinde olmaması düşünülemez. Haliyle pç’en kelimesinin bir pozisyonu ile yönetimin en üst katmanındaki bir kişinin pozisyonunu benzerliği aynı kelime ile adlandırmayı doğurabilir.
Coğrafi köken: Hattilerin / Hititlerin ve Hurrilerin, Sümerlerin Kafkasya kökenli olması ve Adige kültürüyle dünyaya dağılmış olmaları bu durumu daha da anlaşılır kılmaktadır.
Örnek kullanımlar: Günümüzde tavan (Тауан) diye bilinen üst çatıyı ifade eden kelime de aynı kökteştir. Adigece düşündüğümüzde [-an] mastar ekidir. Tewan: bir şeyin üstünü kaplayan, bir yapıyı tamamlamış kısım. Üstü tamamlamış anlamındadır. Adige dilinde ‘TE’ üst anlamın katan 13 adet [Mekan ve pozisyon bildiren] kelimeler grubundandır.
Nanna: Kelime [ane / анэ (nı – ны)] kelimesiyle kökteştir. Nı: Anne. Nanne: Büyük anne. Oğlundan ve torunundan kaynaklı iki kez anne olmuş kadın
Sosyal anlam: 1. Tawananna, Hayatı her türlü tecrübelerle tamamlamış, yeterince bilgiye ermiş, toplumun üst katmanı seviyesine kadar yükselmiş, yönetimin üst mercilerinde karar noktasında bulunan ve böylesi merkezlerde karar meclisine müdahil olma yetkisine haiz büyükanne. 2. Ailenin veya sülalenin en büyük ve yetkili kadın.
Bu bağlamda, Tawananna sadece bir kişisel ad değil, “yönetimdeki en yüksek kadın figürü” anlamında bir unvandır. Kelimenin Adige dilindeki izlerini araştırmak, hem dilbilimsel hem de tarihsel açıdan daha derin bağlantılar kurmamıza yardımcı olabilir.