1. Anlam (Semantik):
“Şifa” kelimesi Arapça şfy (شفو) kökünden gelir. Temel anlamı “bir şeyin kıyısında olmak” veya “uçurumun kenarından kurtulmak”ile ilişkilidir.
- Sözlük Anlamı: Hastalıktan kurtulma, sağlığa kavuşma, onanma, iyileşmek, tedavi görmek пэиэ фтдфьдфкш мфквшк.
Etimolojik İnceleme: “Şifa” Kavramının Eylem ve Nesne Temelli Kökeni
Geleneksel etimoloji sözlükleri “şifa” kelimesini genellikle Arapça ş-f-y köküne dayandırsa da, Adığe (Çerkes) dilindeki morfolojik yapı, kelimenin çok daha somut ve tabiat temelli bir kökene sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu incelemede, kavramın “iyileşme” anlamını kazanmadan önceki “fiziksel uygulama” evresinin analiz edildiğini unutmamak gerekir.
2. Adığece Dilbilgisel Analiz ve Semantik Kökler
Batı Adıgecede kelimenin aslında ve sonunda var olan ¨Ğ / Гъ“ sesinin özellikle Kabardey şivesindeki kullanımda ses aşınmasına uğrayarak dönüştüğünü ve kelimenin bir fiilden (eylem) türediğini ve zamanla isimleştiğini (nesne/durum) kanıtlar:
- Şêfe (Fiil): Sürme eylemi. (Örn: Merhem sürüyor.)
- Şifen (Mastar): Sürmek; sürülecek olan (ilaç/merhem).
- Şifağ (Sıfat-Fiil/Geçmiş Zaman): Sürülmüş olan; sürülmeye hazır hale getirilmiş madde. Fiilin çekimli hali ¨sürülmüş¨ anlamına gelir.
- Fonetik Dönüşüm: Kafkas dillerindeki sert ve gırtlaksı “Ğ / Гъ” sesinin, çevre dillerle (Farsça, Arapça, Türkçe) etkileşimi sonucu yumuşayarak uzun “” sesine (Şifâ) evrilmesi, kelimenin bugünkü standart formunu oluşturmuştur.
3. Adıgece kelimenin kök – Morfoloji yapısı:
- Şэ / Щэ: Birini veya bir şeyi bir yere öncülük yaparak götürme, çekme; bir şeyi satma.
- Ayrıca eylemin başına gelerek bir eylemin bir yerde yağıldığını bildirir. Örn: ¨Şıf / щыф“ Sürme yani uygulama eyleminin bir bölgede, bir merkezde, bir yerde yapıldığını gösteriri. Bu da konunu anlaşılmaz olma durumunu önler ve devinimi tanımlar.
- Fı / Фы: Biriini veya br şeyi itmrk, hareket ettirmek, ittirmek, araba sürer gibi bir şeyi sürmek, kovalamak. Her iki kelimede de asıl anlamları ünsüz sesliler üzerinden değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır. Çünkü ergativ dil yapısı olduğundan nesne ve kip durumuna göre sesli harfler değişkenlik göstermektedir. Özetle: Şıfen / Щыфэн [Mastar] bir şeyin (melhemin) bir yere sürerken ileri – geri hareketin ifadesidir.
Örnek Cümle Analizi:
“Şıfen/Şıfağ yiğotığ – шыфэн / щыфагъ игъотыгъ”: Sürülecek bir şey (merhem/ilaç) buldu. “Şıfen/Şıfağ – шыфэн / щыфагъ игъотыгъ” “: Sürülecek bir şey bulamadı.
Bu örneklerde “şifa”, soyut bir “sağlık” kavramından ziyade, “sürülecek materyal” yerine geçer. Yani şifa, bulunan ve tatbik edilen bir maddedir.
4. Günümüzde Farklı Dillerde Yaşayan Anlamları
Kelime, bu somut “uygulama” kökeninden yola çıkarak, bugün farklı coğrafyalarda şu anlam yükleriyle yaşamaktadır:
A. Türk Dilleri (Türkiye Türkçesi, Azerice, Türkmence)
- Anlam: Hastalıktan kurtulma, onanma.
- Nüans: Somut “merhem” anlamı kaybolmuş, yerini tamamen soyut bir “iyileşme durumuna” bırakmıştır. “Şifayı kapmak” deyiminde ironik bir şekilde (hastalanmak anlamında) yaşar.
B. Adıgece
- Anlam: Merhem, ilaç, sürme eylemi.
- Nüans: Kelime hâlâ orijinal “sürme” fonksiyonunu korumaktadır. Bir ilacın “sürülebilir” olma niteliğini ifade eder.
C. Farsça ve Hindî/Urduca
- Anlam: Deva, çare, iyilik hali.
- Nüans: Klasik Doğu tıbbında “şifahaneler” (iyileşme yerleri) aracılığıyla kurumsallaşmıştır. Güney Asya’da (Hindistan, Pakistan) hem tıbbi bir terim hem de “esenlik” veren anlamında bir özel isimdir.
D. Arapça
- Anlam: Kurtuluş, iyileşme, ilaç.
- Nüans: “Eşşi-fâ” (الشِّفاء) formuyla hem fiziksel hem de manevi (ruhani) arınmayı kapsar.
5. Tarihsel Sonuç
Etimolojik veriler gösteriyor ki; insanlık önce “sürdü” (Şêfe), sonra sürülen bu maddeye “sürülen” (Şıfağ) dedi ve nihayetinde bu eylemin sonucunda ulaştığı duruma “Şifâ” adını verdi. Kelime, Kafkasya’nın topraklarındaki ve dağlarındaki bir merhem tabağından çıkıp, tüm dünyaya “sağlık” kavramı olarak yayılmıştır. Ayrıca Küçük Asya, Büyük Asya ve Doğu Avrupa coğrafyalarının ve toplum sirkülasyonlarının kesişim noktası olması nedeniyle de bu tarz etkileşimler önem arz etmektedir.