Colour [Lat.İ.]. Boya, renk, kaplamak, dış görünüm.
Color” kelimesinin kökeni oldukça eskiye dayanır ve Hint-Avrupa dil ailesi içinde izlenebilir. Adım adım köken zinciri şu şekildedir: Ancak bütün bunlar anlamın neden “color” ses bileşenleriyle karşılandığı Otej Teoremi’ne baş vurmadan bilinmiyor. Otej Teoremi ise Adıge dili bilinmeden çözümlemek adeta imkansızdır.. Adıgece çözümü altta vereceğim.
İngilizce: color
Orta İngilizce: colour (Fransızca biçimden alınmıştır; İngilizce’de Amerikan varyantında u düşmüştür)
Eski Fransızca: color veya colur
Latince: color [okunuşu: kolor] — “renk, görünüm, dış yüzey, ten rengi, cilâ” anlamlarına gelir.
Proto-İtalo-Keltik / Proto-Hint-Avrupa kökü: ḱel- veya kel- → “örtmek, gizlemek, kaplamak” anlamına gelir.
Color (okunuşu: Kalı -kalır)
Co (Khe / къэ) Eylemi özne merkezli yapar yani yönün bu taraf olduğunu belirten ön sestir.
Lo (le / лэ): Çizgi çizmek, boyamak, makyaj yapmak, boyayarak süslemek.
(-r) / -р); Belirlilik eki.
Color / къалэр: Bizim boyadığımız, bizi ilgilendiren şekilde çizgi çizmek, süslemek, boyama. Kelime günümüzde fiil olarak “boyama” anlamında kullanılmaktadır. Terimleşme süreci avrupa dilleri ayrışıp farklılaştıktan sonraki süreçte olmuştur.