Af / عفو / гъэфу: (Ar.İsim.) “Afu / عفو” kelimesinin anlamları
- Bağışlamak, affetmek
- Bir kişiye karşı yapılan hatayı tamamen silmek.
- “غفران / mağfiret” ile farkı: Mağfiret: Örtmek, gizlemek. “Ayın ve gayın” harfleri birbirlerine yakın seslerdir. Arapçadaki [ع] sesi Adıgece ve bir çok dilde bulunmamaktadır. Bu ses Adıgecede ya uzun [Â] sesiyle veya [Ğ / Гъ] sesiyle karşılanmaktadır.
- Arapçada [عؤو / afu ] ve [غفور / гъэфур] kelimeleri anlamları itibariyke bir şeyi yok sayma, bağışlama, örtme gibi yakın anlam ilişkisi içerisindedir.
[ع / غ] seslerini [гъ] sesi karşılamakradır. Ettirgenlik görevi yapar. Anlam [düş] şeklinde değil [düşür] anlamındadır.
[Fı]: Sürmek, düşürmek, itekleyip ya da komuta edip hareket ettirmek, birini veya bir şeyi bir yere önüne katıp götürmek, üzerine borç, hisse. pay düşürmek vb eylemi ifade eder. Yefı: o sürüyor. Önüne kayıp sürmek, araba sürmek gibi.
Fağe: Düşmüş.
[-ğe]: kelime sonunda geçmiş zamanı kipi yapar. Kelime başında ise ettirkenlik anlamı verir.
Ğafe: düşür.
Ğafer: Düşen. Üstündeki bir şeyi düşüren. Örk. Ğaş’er [yıl yapmak] yani [ömür] jelinesi gibi.
[-r]: Eylemin sonunda olursa eylemi isim yapar, [speaker] gibi. İsmin sonunda olursa ismi belirtili yapar.
Riğefağ: O içine düşürdü.
Tefağ: Yüz üstü düşmek.
Tıriğefağ: Üstüne düşürmek, hedefi vurmak gibi anlam genişlemeleri vardır.
Ğafuw: Bir şeyi üzerinden düşürme hali. Bağışlamak anlamında dini bir terminoloji şeklini almış ve Arapça’da mevcut şekiliyle yerini almıştır.
Özetle, Türkçe’ye [ğ] sesiyle kelime başlamadığından [ğ] sesi [a] sesiyle yazılmıştır. Adıgecede (Çerkesçede) Arapçadaki [ع/ ayın] ve [غ/ ğayın] ayrımı yoktur. Her iki ses [гъ] sesiyle karşılanmaktadır.